HaberlerYaşam

Varşova Paktı

Varşova Paktı

Polonya dendiğinde akla gelen birkaç şeyden olan Varşova Paktı tarihi manada önemi ve oluşturduğu yapı ile önemli bir gelişmedir. Polonya ile ilişkilendirilmesinde Varşova adını almasının büyük önemi olan bu paktın ne anlama geldiğine daha yakından bir göz atalım!

Varşova Paktı, 1955 yılında Polonya’nın başkenti Varşova’da imzalanan ‘Dostluk, İşbirliği ve Karşılıklı Yardım anlaşması’ olarak bilinir. Bu paktı anlamlı kılan bugün varlığını sürdüren NATO’nun tam zıttı bir yapılanma olmasıdır. Batı Bloku ülkelerinin 1949 yılında oluşturduğu NATO’ya karşılık 1955 yılında bu pakt ortaya çıkmıştır.

Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) öncülüğünde imzalanan bu pakta sosyalist ülkeler dahil olmuştur. Paktı imzalayan ülkelere bakıldığında Arnavutluk, Bulgaristan, Çekoslovakya, Doğu Almanya, Macaristan, Polonya, Romanya ve SSCB’yi görmek mümkün.

Varşova Paktı Neden Kuruldu?

2. Dünya Savaşı sonrasında ortaya çıkan iki kutuplu dünya düzeninde ülkeler bir taraf olma yarışındaydı. Daha sonra kurulacak Bağımsız Devletler Topluluğu bir kenara bırakıldığında neredeyse her ülke bir taraf seçmek durumunda kalıyordu. Batı Bloku, 1949 yılında resmi anlamda bütünleşirken Doğu Bloku hala dağınık vaziyetteydi. Söz konusu dağınıklığı gidermek adına çözüm üretilmesi amaçlandı.

1954 yılında bir araya gelen sosyalist ülkeler Federal Almanya’nın da Batı Blokuna katılmasıyla birlikte gerçek anlamda harekete geçmeyi kararlaştırdı. Moskova’daki konferansı takiben de 1 yıl içinde Doğu Bloku resmen oluştu.

Doğu Bloku ve Askeri Eylemler

Doğu Blokundaki bütünleşmenin tamamlanması sonrasında Varşova Paktı’nın gerçek anlamda ortak ilk eylemi 1968 yılında gerçekleşmiştir. Çekoslovakya’nın işgali ile sonuçlanan bu müdahale en önemli askeri operasyonlardan biri olarak tarihteki yerini almıştır. Paktın NATO kadar güçlü bir yapı oluşturamaması ciddi ayrılıklara neden olmuştur. Nitekim 1990 yılında Almanya’nın tekrar bir ülke olarak bütünleşmesi paktın en ciddi kayıplarından bir tanesi olmuştur.

1990 yılında Almanya ile başlayan parçalanma 1991 yılında SSCB’nin dağılması ile birlikte tamamen yok oluşu hazırlamıştır. 1 Temmuz 1991 tarihinde tamamen dağılan pakt aslında 2 kutuplu dünya düzeninin de sonu anlamına geliyordu.

Varşova Paktı’nın İşleyişi

Varşova Paktı’yla ilgili işleyiş sürecine bakıldığında birlik ilk olarak 2 yılda 1 kez toplanma esasına bağlı olarak bir araya geliyordu. 17 yıl boyunca bu esasa bağlı olarak toplanan paktın 1972 yılında alınan yeni kararla birlikte yılda 2 kez toplanmasına karar verilmiştir.

Sosyalist ülkelerin bir araya gelmesiyle kurulmuş olması bu yapının da sosyalizm anlayışını yansıtmasını sağlamıştır. Üye ülkelerin devlet başkanları ve Komünist Parti Birinci Sekreterleri yönetiminde söz sahibiydi. Üye ülkelerin beraber hareket etmesini sağlayan farklı organlar bulunuyordur. Askeri, siyası ve ekonomik açıdan bütünlük yakalanması amaçlanıyordu.

Askeri Güç

Batı Bloku ülkelerine nazaran hem sayıca hem de nüfus bakımından daha güçlüydü bu pakt. Toplamda 6,5 milyon askeri bulunan Varşova Paktı’nın neredeyse 4,5 milyonu Avrupa sınırlarında görevliydi. Paktın en büyük gücü SSCB olduğundan SSCB’nin ağırlığı daima daha fazlaydı. SSCB’nin tek başına ABD’nin 3 katından fazla askere sahip olması pakt içerisindeki gücünü kanıtlamayı başarıyordu.

Günümüzde tarihin derinliklerinde kalan bu paktın sadece adı ve tarihi kaldı.

Share:

Leave a reply